Yaz mevsiminde havanın sıcaklığı nedeniyle kapı pencere açık oturuyoruz. Bu mevsimin bir özelliği de, neredeyse tüm düğün zamanı oluşu. Şu an bu yazıyı da davul sesleri eşliğinde yazmaktayım. Güzel vatandaşım benim, sen evleneceksin diye ..... işine benim kafamdan başlamak zorunda mısın? Bu arada oturduğum semt de şehrin hatırı sayılır semtlerinden. Öyle salon tutulamadığı için filan bu davul sesini çekmiyoruz. Tamamen köylülükten gelen bir eşeklik bu. Para gibi olağanüstü bir güç bile, insanı eşeklikten kurtaramıyor ne yazık ki.
Bizim toplumun iki yüzlülüğü bu örnekte de açıkça görülüyor. Sevişmek kelimesinin bile uluorta söylenemediği toplumumuzda, iki insanın sevişeceği tanıdık tanımadık tüm mahalleye, üstelik de kafa ...erek duyuruluyor. Ne âlâ memleket!